Bölüm: Sinema
9 Kas 2010
Eğer sıkılmazsanız hayatımdan 2 saat daha boşa harcayarak izlediğim Inception adlı filme yönelik izlenimlerimden bahsedeceğim.
— Spoiler —
Chiristopher Nolan’ın yönettiği film IMDB üzerinde 9/10 gibi bir skor almış. Buda IMDB değerlendirmelerine neden güvenmemem gerektiği konusunda kanıtlardan sadece bir tanesi. Kısaca konusuna değinmek gerekirse;
“İnsanların rüyalarına girerek fikirlerini çalan bir ekibin çalmak yerine fikir yerleştirmek amacıyla başladığı bir görev” anlatılıyor.

OPRHEUS
“Apollon, Orpheus’a bir lir hediye etmiş. Sesi o kadar güzelmiş ki, liri o kadar güzel çalıyormuş ki fırtınalı denizleri bile dinginleştiriyormuş. Dağlar, ağaçlar bile onun sesine hayranmış. Düğün günü karısı Eurydike sarhoş satyr Aristaios’tan kaçarken çimenlerin üzerinde gezen yılanı görmeyerek üzerine basar ve ölür. Kalliope’nin ve nehir tanrısı Oiagros’un oğlu Orpheus karısı Eurydike’nin ölümünü kabüllenemez. Bunun üzerine orpheus yeraltına iner ve liri sayesinde Hades’i karısını tekrar dünyaya dönmesine izin vermesi için ikna eder. ancak Persephone’nin koyduğu şarta göre asla karısı geliyor mu diye bakmayacaktır. Tam ışık görünmüşken Eurydike, Orpheus’un eline dokunur, bunun üzerine Orpheus arkasına bakar ve Eurydike karanlığa doğru çekilir. Geriye/geçmişe bakmamalısın” dersiyle karısını sonsuza dek kaybeder.”
Konu, gayet ilgi çekici olmasına karşın filmin ilk yarısında neredeyse birkaç kez kaç rüya katmanına gidecekleri , ne yapacakları gibi detaylar tekrarlanıp duruyor. Robert Fisher karakteri ile uçağa bindikleri zamana kadar olan tüm diyaloglar ve gelişmeler anlamsızca ard arda sıralanmış sahneler olarak kalmış. Burada filmi seryirciye anlatmanın kaygısı görülmekte. Cobb’un eşi Mal’ı kaybetmesi ve anılarına bağlı kalarak onu yaşatmaya çalışması Yunan mitolojisindeki Orpheus karakterine benziyor. Rüyalar arasında uyanış müziği olarak kullanılan Edit Piaf’ın Non he ne regrette rien parçası da “hiçbirşeye pişman değilim, geçmişten banane!” sözleriyle geçmişe olan bağların koparılması gerektiğini ifade ediyor.
Non je ne regrette rien
“Edit Piaf’ın “hiçbirşeye pişman değilim, geçmişten banane!” gibi sözleri olan şarkısı.“
Filmi izlediğinizde aslında hiçbir karakterin tam anlamıyla tanımlanmadığını, altyapılarının gösterilmediğini farkedebilirsiniz. Büyük ihtimalle birçok kişi tüm filmin aslında bir rüyadan ibaret olduğunu ve karakterler, yerler ve zamanların çok da önemli olmadığını düşünecektir. Adriane, Eames, Arthur vs.. karakterlerinin kim oldukları ve orada ne yaptıkları hatta ne kazanacakları konusunda herhangi bir açıklama yok.
Bu noktada filmi Matrix ile karşılaştıranların Matrix’deki göndermeler ve karakterlerin rollerine oturması olayını kavradıklarını sanmıyorum. Matrix filminde Neo, düş dünyasından gerçek dünyaya davet edilirken Cobb aslında gerçek veya rüya olup olmadığını bilmediğimiz bir dünyada yaşıyor. Matrix’de tavşan dövmesinden nabukadnezar adlı şehre kadar tüm semboller, numaralar, isimler, kişiler, mekanlar… göndermeler taşırken Inception’da bu ince kurguya rastlamak mümkün değil. Eğer izlenmediyseniz Dark City bu konuda örnek oluşturabilecek en güzel filmlerden biridir.
Bugün sıradan reklam filmlerinde bile görmeye alıştığımız SGI animasyonlarının, gece önemli programların ardından yayınlanan b sınıfı aksiyon filmlerinde görülen kovalamaca ve üs işgal etme sahnelerinin halen kaç kişiyi heyecanlandırabildiğini bilemiyorum. Fakat ucuz aksiyon sahneleri ve süslemelerin çıkartıkdıktan sonra filmin oldukça boş bir yapıya sahip olduğunu görmek çok zor değil. Son dönem holywood filmlerinde herkes sevsin, herkes izlesin diye bu tür numaralar yapıldığı aşikar. Güzel film yapmanın zorunlulukları arasında yüksek bütçe, SGI animasyonları yada Holywood güzelleri kullanmak olmadığını “The Man from Earth” filmi düşük bütçesi ve durağan yapısına karşı oldukça sürükleyici ve tatmin edici olmasıyla bizlere göstermişti.

Maurits Cornelis Escher
“M.C.Escher mimar kökenli bir ressamdır ilk çalışmaları optik yanılmamlar ve yansımalarla ilgilidir daha sonra bu sürekli birbirine çıkan ve nasıl çevirirse çevir hep aynı görünen tablolar çizmiştir.”
Adriane yani rüya mimarı ekibe en son katılan kişi olmasına karşın herşeyi çok çabuk kabulleniyor. Filmde mevzu edilen üç rüya katmanının tamını yaratmasına karşın aslında film boyunca silik bir karakterden başka bir rol sergilemiyor. Ayrıca katmanlar arasındaki zaman farkının hesaplaması yapıldığı sahnede Adriane , ilk katmanda bir hafta, ikinci katmanda altı ay sorusuna üçüncü katmanda on yıl cevabını vererek hem bir günde olayı çözmenin verdiği zevki hemde fibonacci dizilerinde usta olduğunu gözler önüne seriyor.
Michael Cane’i çocukluğumdan beri sevmeme karşın Leonardo Di Caprio’yuda bir okadar filmlere yakıştıramıyorum. Diğer oyuncularda zaten oldukça vasat bir performans sergiliyorlar.
Ellipsis Kurgu
“Filmsel zamanda sıçrama, atlama anlamina geliyor. Temelde iki tip oluyor. Birincisi ölçülebilen ellipsis. Örnek: merdivenle 7. kata cikmak, dis fircalamak, metroyla ise gitmek, vs…” ikincisi ölcülemiyor. İki sekans arasinda birkaç dakika, gün, ay, hatta yıl olabiliyor. Ancak mekansal devamlılık bulunmadığıi için bu sürenin ne kadara tekabül ettiğini bilmiyoruz. dis ses, alt yazi, ara yazi veya saat, takvim detayı gibi yardımcı unsurlarla ögreniyoruz.”
Ellipsis kurgu gereği sahnelerle ilgili ölçülebilir bir zaman bilgisi olmmamasına rağmen birinci, ikinci ve üçüncü katman arasındaki zaman etkileşiminin tamamen kusurlu olduğunu anlamak çok zor değil. Konu tamamen lineer bir düzlemde ilerlerken filmin herhangi bir bölümünde zeka oyunu yada ters köşe diye tabir edilen izleyiciyi şaşırtmaya yönelik bir hamle yok. Bu bağlamda film oldukça düz bir yapıya sahip.
Film boyunce Cobb’un totemini her döndürdüğünde yuvarlanarak düşmesi fakat film sonunda hiç durmadan dönmesi büyük çelişki yaratmasına rağmen filmin devamının çekileceğininde habercisi gibi gözüküyor.

Çetintaş Tekstil
“Eskişehir’de faaliyet gösteren Inception filminde kullanılan takım elbiselerin tümünü üreten Türk firması. Haber”
Eğer rüyalar hakkında güzel birşeyler okumak isterseniz size Sandman’i öneririm.

— Spoiler —
Not: Bu yazıyı hazırlarken devam filmi yerine sequel, değerlendirme yerine rating gibi Türkçe’de karşılığı bulunan ingilizce terimleri yazmayı tercih ettim(ederim).
Halen Ford Otosan fabrikasında IT bölümünde Sistem Yöneticisi olarak çalışıyorum. Linux işletim sistemi ve açık kaynak kodlu projeler başlıca ilgi alanlarımı oluşturmakta. İş dışında illustrasyon, fotoğraf ve müzikle uğraşıyorum.